Sınıf mücadelelerine dönüştüğünden beri tarihimiz, şehitler tarihidir. Her döneminde halk kitlelerinin büyük savaşlarına, büyük isyanlarına tanıklık ederek ilerledi bu tarih ve bugün bu tarihin her yükseliş ve düşüşünde, her yenilgi ve zaferde on milyonları bulan ve her geçen gün büyüyen bir şehitler ordusuyla geleceği yeniden yarattı. Bu ordu halkların ordusudur ve bu orduda bakışlar keskin, duruşlar nettir; zafere kilitli devasa bir ordudur bu.
Bir tercihten öte varlık ve yokluk, onur ve onursuzluk, özgürlük ve tutsaklık, açlık ve tokluk, umut ve umutsuzluk zorunlulukların kavranmasıyla buluşmanın tereddütsüzlüğü bu orduda somutlaşıyor. Yanlışı doğruya, yılgınlığı coşkuya, yenilgiyi zafere taşıyacak yangın çoktan başladı onlarla.
Açlığın milyonlarca insanı sardığı bir sistemde, bir avuç sömürücü zorbanın oyun ve talan alanına dönüşmüş olan dünyamızda ‘silah kuşanıp isyan etmenin ağır bir yük ya da bedel olduğunu’ kim söyleyebilir. Boynumuzda ağır bir zincir gibi duran bunca felaket ve yoksunluğun, ölümle kuşatılmışlığın altında sessizlik ne kadar bir ‘seçenek’ olabilir? Çok ölüp çok dirildik; bir hayat dolu bu diyalektiğin döngüsü için. Ne gidecek başka bir dünya ne ekecek başka toprak ne başka su ne de bize hayat verecek başka bir güneşimiz var. Nesnel gerçeklik bütün varsayımların öresinde ufka açılan bir pencere sunuyor bize. Nefes nefes, soluk soluğa yarım asrı aşan bir tarihte, yüzlerce şehitle, kuşaklar boyu elden ele, dilden dile, yürekten yüreğe devrettiğimiz değerlerimizle o ufka ulaşmak için yürümeyi sürdürüyoruz. Ne mutlu ki bu onurlu tarihin bir parçası, baş eğmeyen ve diz çökmeyen bir geleneğin sürdürücüleriyiz.
Bize bu onuru yaşatan, sınırsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya düşünde somutlaşıp, bu düşü canlı kılan Parti, devrim ve komünizm şehitleri önünde saygıyla eğiliyoruz.
– Şan Olsun Kızıl Bayrağı Göndere Çekenlerimiz!
– Şan Olsun Devrim Yolunda Şehit Düşenlerimiz!
TKP/ML Dava Tutsakları






